Mutlaka İzlenmesi Gereken 20 Yabancı Dizi

Mutlaka İzlenmesi Gereken 20 Yabancı Dizi

Bir kere yabancı dizi izlediyseniz zaten eminiz ki bir daha dönüp televizyonda yayınlanan Türk dizilerine dönüp bakmamışsınızdır. Kaliteyi bir kere gördüğünüzde her zaman daha iyisini isteme içgüdümüz harekete geçmiştir. Halihazırda bir yabancı dizi takipçisi iseniz zaten aşağıda sizler için listeleyeceğimiz dizilerin birçoğunu ya izlemiş ya da duymuşsunuzdur.

Fakat daha yeni yeni bu dizilerle tanışıyorsanız aşağıdaki liste her türden ve her yaş grubuna hitap edecek diziler düşünülerek hazırlanmıştır. Gerek güncel, devam etmekte olan diziler olsun gerekte final yapıp aramızdan ayrılmış diziler olsun dolu dolu bir liste ile karşı karşıyasınız. ABD ve İngiliz dizilerinin ağırlıkta olduğu bu dizilerin başarısı tabii ki yaratıcılık ve bütçede yatıyor.

Günümüzde Westworld ya da Game of Thrones gibi dizilerin bölüm başı bütçelerinin 10 milyon dolar olduğu düşünülürse ya da Netflix’in kendine ait dizi içeriklerinin üretilmesi adına yıllık 8 milyar dolar gibi bir bütçe ayırdığı düşünüldüğünde izlediğimiz dizileri ağzımız açık bir şekilde nasıl hayranlıkla izlediğimiz sorusuna cevap buluyoruz adeta. Sözü daha fazla uzatmadan sizi aşağıdaki liste ile baş başa bırakalım efenim. İyi seyirler… pardon okumalar.

1Westworld

Gündeme Game of Thrones’un boşluğunu doldurabilecek kadar kaliteli bir dizi olarak gelen Westworld, ilk sezonuyla izleyenleri adeta büyüledi. Yabancı dizi sektörünü takip eden etmeyen illaki bir yerden duymuştur dizinin adını fakat hal duymayanlar varsa bu yazımızda Westworld dizisine yer vermemiz gerektiği düşünüyoruz. Yapımcılığını Lost’un yapımcısı J.J. Abrams yapıyor ve Antony Hopkins tüm iştihamıyla dizide yer alıyor.

Western yani Amerikanın kovboy kültüründe, zamanlarında geçen bir bilim kurgu dizisi desek dikkatinizi çekebilir miyiz? Açıkçası benim çekmişti. Babalarımızın pazar günleri malum kanalda izlediği kovboy filmleri o kadar sıkmıştı ki artık Western bu sıkıntıya ve kaliteli bir Western atmosferine ilaç gibi gelmişti. Bilim kurgu ve Western birleşince çok enteresan bir kombinasyon çıkıyor ortaya ve 3D Printer’lar ile insana tıpa tıp benzeyen varlıklar bu dünyaya yerleştiriliyor.

İlk bölümü sizi biraz zorlayacak. İlk bölümü izledikten sonra sanırım İkinci bölüme devam edemeyeceğim demeyin. Eğer dayanırsanız ikinci ve üçüncü bölümde konuyu iyice anlayıp sizi iyice dizinin içine atacak Bilim Kurgu’dan hoşlanıyorsanız mutlaka Wesworld’u izlemeniz gerek.

 

2Outlander

Eski zamanda ve İskoçya da geçen bir dizi aslında iskoçyada geçmesi bir anda olan bir şey değil dizinin başrol oyuncusu Clerin gizemli bir şekilde zaman yolculuğu yapması ile birlikte kendini iskoçya’da bulması bir oluyor romantik bir dizi olarak başlıyor.

Ama daha sonraki bölümler için sizi biraz önden uyarmamda fayda var o romantiklik yerini biraz fazla savaş,kan,cinsellikte içeren bir dizi o yüzden bazı görüntüler sizi rahatsız edebilir. İzlemesi o kadar çok kolay değil.

Outlander iskoçyanın güzeliiğini kıyafetlerinden tutun oyuncuların makyajına kadar gerçekten başarılı bir dizi, herşey o kadar gerçekçiki savaş sahneleri ve diğer bütün sahneler kanlı kafa kesmeli sahneler felan o yüzden sizi uyaralım.

 

3The Man İn The High Castle

Tarihi seven kişilerin mutlaka The Man IN The High Castle dizisini listelerinin başına almasını en baştan öneriyoruz. Şöyle söyleyeyim yine size konuyu çok fazla anlatmadan tamamiyle tarihi tepetaklak eden bir dizi aslında. Dünya Savaşını Almanlar ve Japonlar kazansaydı ne olurdunun senaryosunu gördüğünüz bir dizi. Haliyle o dönemlerde geçtiği için son derece gotik, dramatik ve karanlık bir dizi ama oyunculuk gerçekten muazzam.

Hiç sıkılmadan izliyorsunuz. Senaryo tepetaklak yapıldığı için haliyle dizi de hitleri de göreceğiz ama hitlerinn ölümü mesela senaryo bambaşka olduğu için ölümü hayatı başka bir şekilde işlenmiş. O da tabiki insani merak ettiriyor.

Hitlerin gerçek hayatında neler yaptığını nasıl yaptığını, nasıl hayatının sona erdiğini biliyoruz.  Yine burada evet hitler gerçekten hitler olarak işlenmiş ama ölümü bayağı bir farklı aslında. Dediğim gibi senaryo zaten tamamamiyle farklı. Mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum.

4Utopia

Şimdi size ingiliz yapımı harika bir diziden bahsedeceğim. Başlıktan da gördüğünüz üzere Utopia Baştan söyleyeyim diğerleri gibi böyle ufacıkta olsa bir fikir anlamında konusunu size bahsedemeyeceğim.

Gerçekten bu diziyi izlemeniz lazım. Çok farklı parçaların birleşerek oluşturduğu bir konu var ortada. Utopia’yı çok fazla konusal anlamda ele almıyorum aslında ben.

Çekim kalitesi, açılar, teknik, renkler kullanılan bütün o herşey diziyi o kadar başka bir noktaya getirmişki bununla beraber. Dizinin soundtrackleri inanılmaz yani bu diziyi izliyorsanız inanın ki müziklerine bayılacaksınız.

Tamamiyle o albümü indirip dinlemek isteyeceksiniz. Dolayısıyla müziğiyle açısıyla rengiyle konusuyla herşeyiyle sizi çok içine alan bir dizi. Fakat yine bir tık rahatsız edici sahneleri var. Biraz kan var. Bunlar eğer sizi rahatsız ediyorsa şiddet içerdiği için baştan uyarmam gereken bir dizi. Utopia beğeneceğinize çok eminim.

5House Of Cards

Beyaz saray dizilerinden bir tanesi kesinlikle House of Cards ‘ı beyaz saray dramasından ibaret görmeyin çok başka bir konsept.

Şöyle birşey söyleyeyim; Obama’nın dahi en çok sevdiği dizi. İlk çıktığı zamanlarda Obama, İşte bu aksam House Of Cards’ın yeni bölümü var ”Çok Heyecanlıyım’ diye.. Tweetler atıyordu. O derece. Başrollerinde Kevin Spacey ve Robin Wright oynuyor.

Zaten başrolunde Kevin Spacey’nin oynaması, ilk başta bu diziye olan bakış açımı değiştirmesinde ki en önemli kriterlerden birtanesi. Her zaman olduğu gibi oyunculuğunu konuşturmuş. Evet bir beyaz saray dizisi ama; içerde o kadar farklı entrikalar o kadar farklı dramalar dönüyor ki… Her bölümü izlediğimde ben ağzım açık izliyordum.

Gerçekten çok enteresan, ilk iki bölümünü David Fincher yönetiyor. 7 bölümünü de Kevin Spacey ile başrolu paylaşan eşi rolunde ki Robin Wright yönetiyor. O da enteresan birşey.

Bununla beraber daha önce hiçbir dizide görmediğim bir konsept daha var. Kevin Spacey bazı bölümlerde böyle sesli düşünürken sizinle iletişim haliyde kameraya bakarak konuşuyor. Daha önce hiçbir dizi de böyle birşeye denk gelmemiştim.

O’da gerçekten çok farklı bir deneyim katıyor. Madem beyaz saray’dan devam ediyoruz. O zaman house Of Cards’ın başarısından sonra bir başka çok başarılı Beyaz Saray dizisinden de size bahsetmek istiyorum.

 

6Designated Survivor

Oyunculuğuna bayıldım sizlerin de eminim 24’den tanıdığı, Jack Bauer, Kiefer Sutherland oynuyor. Oda Kevin Spacey gibi oyunculuğunu konuşturmuş.

Sadece bu diziyi izlemeniz için bile tek kriter olabilecek biri aslında. Bu dizi House Of Cards dan çok farklı. House Of Cards’da çok daha entrikalar. Çok daha ağzınızı açık bırakan entrikalar vardı. Bunun konusu şöyle, hiç beklenmedik bir anda. Kevin Sutherland’in Amerikan Başkanı oluşunu.. Ve altında yatan sebeplerini izliyorsunuz. Evet bunda da yine ağzınızı açık bırakan entrikalar var ama; House Of Cards ile çok benzeştirmemek lazım.

House Of Cards’dan sonra ben bir boşluğa düşmüştüm.. Ya acaba bunun kadar iyi bir beyaz saray dizisi bulabilecekmiyim diyordum. Gerçekten Designated Survivor’da House Of Cards kadar harika bir beyazsaray dizisi.

Birazcık da eğlenceli dizilerden bahsedelim; son zamanlarda benim yüzümü çok gülümseten, tam kafa boşaltmalık, Younger dizisinden bahsetmek istiyorum size.

7Younger

Hayata sıfırdan başlamak zorunda kalan, 40 yaşında bir kadın var aslında ama böyle diyince çok dramatik diziymiş gibi geliyor aslında çok eğlenceli.

Evet başrol oyuncusu 40 yaşında, birkaç iş görüşmesi yapıyor çünkü yeniden hayata atılması lazım ama ne yazık ki genç rakiplerine göre. Hiç bir işe kabul edilmiyor. Ve ne yapayım diye düşünürken bir arkadaşı diyor ki…

” O zaman 40 yaşında olduğunu kimseye söyleme, 26 yaşında olduğunu söyle” diyor. 26 yaşına dönüyor diyebilirim. İşte görüntüsünü değiştiriyor, estetik ameliyat değil de. Daha böyle minik değişiklikler işte saçını uzatıyor, makyajını giyim tarzını değiştiriyor.

Tabiki de kimliğinde de yaşını 26 yapıyor ve böylece sıfırdan yepyeni bir hayata atılıyor. Bir anda işe kabul ediliyor ve bütün çevresi, bütün arkadaşları, bir anda gençlerden ibaret bir hayat oluyor. Aslında çok eğlenceli ve gerçekten çok rahat şekilde kafanızı boşaltmanızı sağlayacak çok tatlı bir dizi.

8No Tomorrow

Ana konusu ”Yarını bilmeseydiniz nasıl yaşardınız”. Mutlaka ki bir ölmeden önce yapılacaklar listesi oluyordu. Bu dizide de böyle. Dizinin ana teması aslında ”ölmeden önce yapılacaklar” listesi üzerinden gidiyor.

Başrol oyuncusu yakışıklı Sawyer, belli bir süre sonra bir göktaşının dünyaya çarpacağını düşünüyor.

Ve çevresinde ki tüm insanlara bunu söylüyor. En tabi ki en yakının da ki sevgilisi Eve’ ede bunu söylüyor. Bu süreden sonra Eve de artık sanki yarın yokmuşcasına yaşamaya başlıyor.

O kadar eğlenceli o kadar tatlı bir dizi ki… Eğer böyle eğlenceli dizilerden hoşlanıyorsanız No Tomorrow’u eğlence listenize almanızı öneririm.

9The Mick

The Mick bir aile komedisi. Bir aile düşünün çok zengin bir aile, 3 tane çocuk. Bir şekilde bu çocukların annesi ile babası bir sebep yüzünden uzun bir süreliğine gitmek zorunda kalıyorlar.

Ve çocuklara bakmak için de çocukların hiç tanımadığı ve aslında çok fazla sevmedikleri teyzesi gelmek zorunda kalıyor ve işte asıl olaylar o zaman başlıyor.

Gerçekten çok eğlenceli ve farklı bir dizi.

10Narcos

Bir suçlu düşünün kü herkes onun gibi olmak istiyor. Bir adam düşünün ki ülkesinde adeta kahraman olarak görülüyor ve ülkesinin dış borcunun tamamını ödemeyi teklif ediyor. Pablo Emilio Escobar Gaviria’dan başkasından söz etmiyoruz yani kısaca Pablo Escobar. Diziyi izledikten sonra emin olun ki internete girip bu adam hakkında araştırma yapmaya devam edeceksiniz. Dizinin atmosferi ve o kadar iyi ki atmosferi baltalamasın diye konuşmalar bile İspanyolca yapılmış. Tabii birde Pablo Escobar’a hayat veren Wagner Moura’ya ayrı bir parantez açılmalı ki rolünün hakkını sonuna kadar vermiş. 70’lerin başından 80’li yıllara kadar dünyadaki uyuşturucu sektöründeki yükselişini ve bir adamın tek başına Amerika hükümetine kafa tutuşunu mutlaka izlemelisiniz.

 

11Fringe

Bir bilim kurgu dizisi, bir uçak kazasıyla başlayan sıradışı olayları inceleyin. Bunu başında Olivia ve Partneri var daha sonrasında iki karakterimizde işin içine giriyor. Böylelikle bir dizi sıradışı olayları incelemeye başlıyorlar. Daha sonrasında değişik olaylar görüyoruz.

12Shameless

İlk bölümü 9 ocak 2011 tarihinde yayınlanıyor. Shameless 7. Sezon bitirdi 8. Sezonla devam edecek. Bunun dışında her sezon 12 bölümden oluşuyor. Dizi dram ve komedi türünde. Show time adlı kanalda yurtdışında yayınlanıyor. Chiago da varoş mahallerinde yaşayan bir ailenin hikayesini anlatıyor. Ailenin başından geçen şeyleri anlatmaktadır. Hepimizin başına gelecek olayları anlatıyor. Bence bu yüzden Shameless fazla izleniyor ve seviliyor. Farklı karakterler var her karakterin başına farklı şeyler geliyor. Bu yüzden diziyi izlemekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz. İmdb puanı: 8.7 oldukça yüksek bir puan. Bu puanda durması ve yedi sezon yayınlanması neden izlenmesi gerektiğini anlatıyor aslında. En sevilen yabancı diziler arasında yer alıyor.

13Friends

İzlemediyseniz eğer kesinlikle izlemeniz gereken dizilerden bir tanesi. Friends 90 ‘lı yıllarda başladı ve 10 sezon devam etti bir zamanların kült dizilerinden.

Friends altı tane arkadaşın günlük hayatını anlatan 20 dakikalık bir dizi karakterleri çok güzel How I My Mother’ın biraz daha eski versiyonu oradaki espriler hale günümüze uygun.

 

14The O.C.

Aslında bizim türk dizisi olan Medcezir’in ilham alındığı dizidir. Hatta ve hatta medcezir başladığı zaman en başta O.C Dizisi ile aynı şekilde devam ediyordu, sonradan değiştirmişlerdi.

Zengin kız fakir oğlanı anlatan bir yabancı dizi diyebiliriz.

15Supernatural

Fantastik türünde olan bir dizi, şuanda 13. Sezonunda güncel olarak devam ediyor. Baydı biliyorum fakat, garip bir konusu var izlemeye başladıktan sonra diziyi bırakamıyorsunuz. Winchester Kardeşlerin annelerinin ölümünden sonra yaptıkları doğa üstü olayları dünya üzerinde gerçekleşen doğa üstü yaratıkları avlamalarını anlatan bir dizi.

16Vikings

İskandinav mitolojisine ilginiz varsa zaten çoktan izlediğiniz  bir dizidir Vikings. He tabii yoksa da mutlaka izleyin çünkü sizi o mitolojiye hayran bırakacak seviyede kaliteli bir dizi ki bu diziyi Game of Thrones ile kıyaslayanlar, daha iyi olduğunu söyleyenler bile var. History kanalında yayınlanan Vikings, savaşçısı olan Ragnar Lothbrok’un hayatını anlatan bir dizi onun hayatı üzerinden girip farklı olayları içinde barındırıyor. Marvel’s Thor filmlerine nazaran daha gerçekçi ve karanlık bir atmosferde geçen dizi güncel olarak devam etmektedir. Bu aralar izleyecek dizi bulamıyorsanız Vikings tam size göre.

17Once Upon a Time

Masal kahramanlarını çok fazla seviyorsanız kesinlikle açın ve izlemeye başlayın. Dizinin konusunda şu şekilde kendi diyarlarında yaşayan bildiğimiz masal kahramanları mevcut, kül kedisi,pamuk prenses, kırmızı başlıklı kız bunlar kendi diyarlarında yaşarken, kötü kalpli kraliçe bir lanet gönderiyor ve tüm masal kahramanlarını bir kasabaya yerleştiriyor hepsinin hafızası silinmiş bir şekilde ve hepsi bizim gibi normal gündelik yaşamlarına devam ediyor. Hiç birisi kendisinin kahraman olduklarının farkında değil.

18Stranger Things

Yeni başlamış olan bir dizi 8 bölümden oluşan ve Netflix kanalında yayınlanıyor. 80 yıllarında yaşanan olayları anlatmaktadır. Dört yakın erkek arkadaşın hikayesini anlatmaktadır. Arkadaşlardan biri kayboluyor ve diğer üçü arkadaşlarını aramaya gittiklerinde karşılaştıkları bir kız ile tanışıyorlar ve kız onlara yardım ediyor. Farklı bir tarzı olan diziyi mutlaka izleyin derim.

19Mr. Robot

Mr. Robot, Sam Esmail tarafında kaleme alınan ve başrolünde Rami Malek, Carly Chaikin, Portia Doubleday, Martin Wallstrom gibi yıldızların yer aldığı Amerikan psikolojik gerilim-drama dizisidir. Yayınlandığı ilk sezon ile En İyi Drama Dizisi ile Emmy ödülü kazanmakla birlikte sayısız ödüle de layık görülmüştür.

Chuck Palahniuk’un Dövüş Kulübü kitabı ve aynı ismi taşıyan filminde izler taşıyan filmde Elliot Alderson isimli genç gündüzleri siber güvenlik mühendisi işinde çalışırken geceleri de hackerlık yapan siber bir korsandır. Dizi de Rami Malek’in harika performansıyla hayat verdiği Elliot karakterinin iç çatışmaları, psikolojik ve ailevi sorunları da anlatılmaktadır. Dövüş Kulübünü sevdiyseniz mutlaka izleyin.

20Sherlock

Sherlock Holmes’u aramızda duymayan kalmamıştır sanırım. Sir Arthur Conan Doyle’un ölümsüz eseri Sherlock Holmes o kadar mükemmel yaratılmış bir karakterdir ki benim tüm çocukluğum boyunca gerçekten yaşamış, kanlı canlı bir insan olduğunu sandığım bir kurgu karakteriydi. 4 roman ve 56 hikayeden oluşan Sherlock Holmes serüvenini diziyi izledikten önce ya da izledikten sonra mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Diziye dönecek olursak Sherlock, Mark Gatiss tarafından televizyona uyarlanmış ve Sir Arthur Conan Doyle’un eserlerine sadık kalınmıştır. Tek bir farkla ki o da dizinin günümüzde geçmesi farkı. Sherlock aslında bir mini-dizi olarak ve her bölümü bir film tadından ve neredeyse bir film uzunluğunda düşünülmüştü fakat dizinin gördüğü ilgi ilk önce ülkesi Britanya’yı sonrada dünyayı etkisi altına alınca 2. ve 3. sezonların gelmesi kaçınılmaz oldu. Şuan 4.sezonda bitti mi bitmedi mi tartışmaları yapılsa da 4 sezon dolu dolu hatta benim gibi tekrar tekrar Sherlock izleyeceksiniz.

Yorumlar

WORDPRESS: 0